Gündem

Sabancı Üniversitesi’nce, tedavisi olmayan “gece körlüğü” hastalığı için ilaç geliştirme çalışmaları yapılıyor

Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Fen Bilimleri Fakültesi üyesi Cavit Ağca, “gece körlüğü” veya “kara tavuk” olarak da bilinen Retinitis Pigmentosa’nın (RP) neden olduğu ve henüz tedavisi bulunamayan körlüğü durdurmak ve yavaşlatmak için ilaçlar geliştiriyor.

Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Fizik Bilimleri Yüksekokulu Fakülte üyesi Cavit Ağca, “gece körlüğü” veya “Tavuk “Siyah” olarak bilinen ve henüz tedavi edilmemiş pigmente retinitin (RP) neden olduğu körlüğü durdurmak ve yavaşlatmak için bir ilaç geliştirme planı yürütür.

Üniversiteden yapılan açıklamaya göre Ağca’nın yürüttüğü “cGMP analoglarının kolorektal retinit (RP) tedavisine dönüştürülmesi” projesinde, söz konusu hastalığa bağlı körlük yaşayan hastaların ilaçlarla tedavisine yönelik çalışmalar yürütülüyor.

İtalya’daki UNIMORE Üniversitesi’nden Valeria Marigo, Careggi AOUC Üniversite Hastanesi’nden Vittoria Murro, İsveç Araştırma Enstitüsü RISE’den Nicolaas Schipper, diğerleri arasında, Avrupa Nadir Hastalıklar Derneği altında bir konsorsiyum projesi olarak gerçekleştirilen çalışmayı koordine etti ve Mireca Almanya İlaçları Francois Paquet-Durand, Hanover HCTC Klinik Araştırma Merkezi’nden Heiko von der Leyen ve Doğu Finlandiya Üniversitesi’nden Arto Urtti.

Projede öncelikle klinik ön çalışmaları tamamlamayı hedefliyor. Bu çalışmalar ilaç geliştirme, farmakokinetik ve toksisite testi gibi prosedürlerden ve klinik tasarımın tamamlanması, klinik beklentiler, hasta tanımlama ve doz rejimleri gibi modellerden oluşur. Projenin bu aşamasının tamamlanmasına paralel olarak klinik çalışmaların başlaması planlanmaktadır.

Türkiye’deki hastalar klinik araştırmalara katılabilecek

Açıklamada görüşlerine yer verilen Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Fen Bilimleri Yüksekokulu üyesi Cavit Ağca, retinada RP’ye bağlı körlüğü durdurmak veya yavaşlatmak için yaptıkları çalışmalarda hayvan testlerine başladıklarını söyledi.

Ağca, “Hayvan testlerinden klinik deneylere geçişle birlikte projenin ürüne dönüşmesinde önemli bir aşamaya geldik. Hedefimiz 3 yılın sonunda ilk faz çalışmalarına başlamak ve hastaların tedavisine başlamak” dedi. Önümüzdeki yıllarda klinik evredeki hastalarda; klinik çalışmaların tamamlanmasının ardından RP’ye karşı jenerik bir ilaç açısından önemli bir aşamaya geldik. Tedavi olarak kullanın.” ifadesini kullandı.

Ağca, klinik araştırmalarına dahil edilecek hastaların seçimine Türk hastaları dahil etmeyi planladığını söyledi.

“RP, zamanla retina hasarına ve ciddi görme kaybına neden olan kalıtsal bir göz hastalığıdır. Retinada ışığı algılayan ve görme sinyalleri üreten fotoreseptör hücreler vardır. Barlar öldükçe insanlar gece körlüğü yaşarlar. RP’nin sonraki aşamalarında, insanlar daha fazla görüşünü kaybetmeye ve görsel bir tünel geliştirmeye başlar, bu da onların okuma, araba kullanma, nesnelere yardım etme veya kişiler tarafından nesnelerin tanımlanması gibi günlük yaşamın temel görevlerini yerine getirmelerini zorlaştırır “.

Dünya çapında yaklaşık 1,9 ila 2,5 milyon insan RP bozukluğuna sahiptir.

RP’nin dünya genelinde 3.000 ila 4.000 kişiden 1’ini etkilediğini kaydeden Ağca, şunları kaydetti:

“2020 yılında 7,7 milyarın üzerinde olacağı tahmin edilen dünya nüfusunda yaklaşık 1,9 ila 2,5 milyon kişinin RP’si olduğu tahmin edilebilir. Nüfusu yaklaşık 83 milyon olan Türkiye’de bu oran 20 bin ile 27 bin arasında değişmektedir. son yıllarda laboratuvarımızda yoğun olarak çalışılan nöroprotektif gen tedavisi, optogenetik, çip teknolojisi ve fotoreseptör transplantasyonu gibi hastalık hala geliştirilme aşamasındadır.Özel gözlük ve büyüteç gibi daha etkili hale getiren cihaz ve yöntemler geliştirilmektedir. vizyonun geri kalanını daha etkin kullanmak için kullanılır”.

RP’nin 90’dan fazla farklı gendeki mutasyonlardan kaynaklanabileceğini belirten Ağca, farklı mutasyonlara sahip hastaların aynı tedaviden yararlanabilmesi için ortak süreçleri hedeflemenin önemini vurguladı.

Ağca, çalışma aşamasına ilişkin şu bilgileri verdi:

“Projenin amacı aslında RP’nin farklı formları için bir ilaç ve tedavi protokolü geliştirmek. Bu kapsamda şimdiye kadar proje kapsamında lipozomal sentez ile hücresel fotoreseptörlerin ölümünü önleyen bir tedavi yöntemi geliştirildi. Bu tarif Şimdiye kadar RP’ye neden olan 3 farklı hayvanda kullanılmıştır. Mutasyon 4 için Sabancı Üniversitesi’nde çalışmalara başladık. proje şu anda çok ileri ve umut verici bir seviyede.”

Kaynak: Anadolu Ajansı / Elif Küçük

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu