Magazin

‘Restoranlar iletişim ve sosyalliğin son kalelerinden biri…’

Ertuğrul özkök, geçtiğimiz hafta sonu Hürriyet’teki köşesinde okuduğu bir yazarın, sevdiği ve övdüğü bir restoran hakkında sert bir eleştiri yazdığını söyledi.

Ertuğrul Özkök, geçen hafta sonu Özgürlükadresindeki sütununda. “O zamandan beri düşünüyorum… Bu yazı beni bu restorana gitmekten alıkoyacak mı? … Hayır…” diyen özkök, insanların bir restorana sadece iyi yemek için gitmediğini, orayı hissetmek ve deneyimlemek olduğunu söyledi. yemekten daha önemlidir. o diyordu. Pekala, şef. gastronomi Ve burjuva yazarlar onunla aynı fikirde mi?

“NOMA’YA İKİ KEZ GİTEN BİR TÜRK BİLMİYORUM”

Gazeteci Ertuğrul Özkök

Sanırım dünyadaki lezzet yazılarını daha yakından izleyen insanlardan biriyim. Yükselen şefler, inişli çıkışlı şefler, “kuluçka” şefleri… Onları takip etmek modayı takip etmek gibidir. Dolce & Gabanna ve Dior’u takip ediyorum ama takmıyorum. Dört yıl önce Michelin’in en iyi şefinin restoranı Noma’yı ele alalım. Noma’ya giden Türklerle tanıştım. Ama Noma’ya ikinci kez giden bir Türk tanımıyordum. Öte yandan çok iyi arkadaşlarım var. Paper Moon’a git, Lucca, neredeyse haftada bir.

Urla’ya her gittiğimde mutlaka Od Urla, Vino Locale veya Teruar Urla’da duruyorum. İnsanlar neden sadece Michelin yıldızlı bir şefin deneysel yemekleri için restorana gitmiyorlar. Benim için bir yerin verdiği modernlik ya da “orada olmak” (orada olma hissi) çok önemli. Mekanı, çalışanları, müşterileri ve buradaki insanları görmek gastronomik anlayışımın bir parçası. Dürüst olalım. çoğumuz en az 15 günde bir lahmacun veya pizza yeriz. Her hafta makarna yemezsem kendimi iyi hissetmiyorum. Gastronomi yazmakla zevk faşizmi arasındaki çizgi çok incedir. Ne yazık ki, çoğu gastronomi yazarı bu çizgiyi çok kolay ihlal ediyor. Bu yüzden şunu söyleyeceğim: Gusto’nun yazarlarının keyfini çıkarın, ancak yazdıkları her şeye inanmak zorunda değilsiniz. Önemli olan mantıklı bir yemek ve orada olduğunuz hissi ile size iyi bir atmosfer veren kişisel duygularınız ve mekanlarınız…

‘RESTORAN DEĞERLENDİRME ELEŞTİRİSİ SEVDİĞİM YORUMU DEĞİŞTİRMEYİN’

Şef, Hürriyet EKLER GASTRONOMİ yazarı Somer Sivrioğlu

Avustralya Restoranlar Birliği tarafından yapılan bir araştırmada, müşterilere kaliteden bağımsız olarak neden bir restorana gittikleri soruluyor. Sonuç ilginç: “Restoranlara giden insanlarda en büyük etken ‘tanıma’ duygusudur…” İnsanlar aslında restoranlara tanınmak ve sosyal iletişimlerini artırmak için giderler. Sosyal medya kullanımının artmasıyla birlikte çok yalnızlaştık. Restoranlar, iletişim ve sosyalliğin son kalelerinden biri olarak ortaya çıkıyor.

Lezzetlerin, hizmetin, hizmetin ve değerin dışında, taktiklerin kültürle bütünleşmesi bir restorana gitme nedenlerim… Deneysel bir deneyim yaşamak için gittiğim restoranlar da var. Burada yemek ve hizmetin kalitesi ve güvendiğim bir eleştirmenin yorumu çok daha önemli.

15 yıldır Avustralya’da bir restoran işletiyorum. Restoran eleştirmenlerinin yeni işletmelere verebileceği güç çok önemlidir. Ayrıca restoran eleştirmenleriyle iyi ilişkiler içinde olan ve restoranları genel olarak yüksek puan alan bir şefim. Yine de, restoran incelemesinin öznel olduğunu düşünüyorum. Çünkü restorandaki kişinin deneyimi pek çok şeye bağlı… Geçen gün, ruh hali, sağlığı, beklentileri, misafir sayısı ve o günkü restoranın atmosferi… değerlendirme sırasında buna dikkat edin.

Yorumcunun yorumları, deneyimlediğim bir restoranın puanını değiştiremez. Bir şeyi beğenirsem, zevklerimin çoğu bana özel olduğu için zaten zevkimi çekmiştir.

“GAZETECİLERİN VE GAZETECİLERİN SES SÖYLEME HAKKI VAR”

Şehrin yazarı Hürriyet Savaş Özbey

Yemek servisi yapan restoranlar, kafeler ve barlar sadece yemek yenecek yerler değildir. Aynı zamanda bir sosyalleşme ortamıdır. Tanıdıklarımızla ‘sohbet’ yaptığımız, yeni insanlarla tanıştığımız mekanlar… 26 yıldır her gece 26 Mart’ta ‘Ölüm Günü’ için Eski Rumelihisarı Avcılar Restaurant’ta toplanan İkinci Yeni Üyeleri Düşünün: Tomris Uyar , Turgut Uyar, Can Yücel… Böyle Bir sofrada tek bir düzgün yemek olmasa bile saman gibi görünür.

Restoranlar görgü kurallarının olduğu yerlerdir. Kimin nasıl giyindiğini, ne sipariş ettiğini, nasıl dans ettiğini bu tür mekanlarda öğreniyorsunuz. Restoranlar da ofistir, birçok iş bağlantısı kurulur. ve yemeğin tadının o sırada muhtemelen ikinci veya üçüncü öncelik olduğundan emin olun. Örneğin Yeşilköy’deki Fener restoranı. Yakın siyasi tarihimizin en gizli anlaşmalarının laik odası…

Aynı zamanda statü satın alma yeridir. Restorana gittiğinizde sorun sadece lezzet değil. Aynı zamanda birlikte kim olduğumuzun, nerede olduğumuzun ve görme/görünme arzumuzun bir ifadesidir. Bu nedenle restoranlar, gastronomi yazarlarının yorumlarında yalnız bırakılmayacak kadar önemlidir. sosyalleşme yerleri, yolları, işleri ve durumu… Ertuğrul özkök üzülmesin. bir restoranın yanı sıra gurmeler, şehir yazarları, trend belirleyiciler, rehberler, işadamları, stilistler,

gazeteciler, hatta akademisyenler ve

özellikle sosyologların söz hakkı var.

“ÜNLÜ MÜŞTERİ ÇEŞİTLİ ŞEKİLDE İYİLEŞİYOR”

Yazarrriyet Ekler gastronomi yazarı Ebru Erke

Tadını belirlerken artık sadece tabaktaki yemeğin tadı değil. O günkü ruh haliniz, yemeğinizin size yaşattığı hikaye ve ortamı nasıl hissettirdiği damak tadınızı etkileyen şeyler… Aslında size hissettiren ortam daha çok önünüzde görünüyor. güzel müzik mi Masalar sınırlı mı yoksa geniş mi? Servis personeli sizinle ilgileniyor mu yoksa aramanızı görmezden geliyor mu? Unutmamalıyız ki herkes orada hissettiklerinizi hissetmeyecektir. Tanınmış müşterilere diğerlerinden farklı davranıldığı da doğrudur.

Sevdiğim bir yer söz konusu olduğunda bu incelemeler uygun olursa daha iyi bir noktaya gelmelerini istiyorum.

Yapıcı eleştirimi yapacağım.

“BİR DENEYİMDE BİR RESTORANI YARGILAMAYACAĞIM”

Didem olenol, Hürriyet EKLER’in baş ve yazarı

Yemek önemli bir faktör olmasına rağmen, kendimi iyi hissettiğim için bir restorana giderim. Herkesin kötü günler geçirebileceğini bildiğimden gittiğim restoranı tek bir deneyimle yargılamıyorum. Ama kötü gördüğüm şeyleri onlarla paylaşıyorum. Çünkü restoranımda bir şeyler ters gittiğinde, bunu başkalarına söylemeyi tercih ederim.

Sadece müdavimi olduğum bir restorana gittiğimde, samimiyetini kaybetmişse pes ederim. Sevdiğim bir yerin eleştirisi beni etkilemez.

“BAŞARI KRİTERLERİ SADECE GIDA DEĞİLDİR”

Milliyet’in yazarı Çağdaş Ertuna

Her restoranın sizi tekrar oraya götüren bir özelliği var. Bu bazen güzel bir yemek, bazen çocukluğunuzun bir hatırası ya da tanıdık yüzler görme arzusu olabilir… Başarının kriteri sadece yemek değildir.

Yemek yemeyi sevdiğim bir yer var: Londra’daki River Cafe. Burada ızgara kalamar ve kalamar ile başlayıp makarna ile devam ettim, Nemesis çikolatalı tatlılar ve ev yapımı dondurma ile sonlandım. Yıllardır değişmeyen bir ritüelim var. Ama yine de her gittiğimde aynı olmuyor.

Bir mutfakta sadece bir şef yoktur. Mutfakta çalışan şeften, şefin iyi ya da kötü bir gün geçirmesine kadar yemeklerin kalitesini etkileyen birçok faktör vardır. Mekanların enerjisi ve size hissettirdikleri her zaman ön plana çıkıyor ve düzenli olmanızı sağlıyor. Yemek sevmediğim ve atmosferini sevdiğim için gittiğim yerler var ama aç karnına gitmiyorum.

Kaynak: Özgürlük

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu